23 Aralık 2011 Cuma

AKAŞİK KAYITLARDAN ENERJİ ÇEKMEK

Çoğumuz içimizde nereden geldiğini bilmediğimiz birçok heves ve istekle yanıp tututşuruz ama bunu şu anki realitemize nasıl yansıtacağımızı bilemeyiz. Örneğin eline hiç fırça almamış biri hep güzel ve değerli resimler yapabilme isteği duyar veya hiç eğitim almamış biri kendini rüyalarında büyüleyici ritmlerin sahibi olarak görür. Birçok kişi yaşadığı travmadan sonra daha önce hiç bilmediği yabancı bir dili konuşurken bulur kendini. Bunun altında yatan dinamiğin , Kryon öğretilerinin bizlere tuttuğu ışıkla Akaşik Kayıtlarımızdan kaynaklandığını artık biliyoruz.
Peki nedir Akaşik  Kayıtlar?
Akaşik Kayıtlar, bizim bu enkarnasyonumuza kadar geçirmiş olduğumuz bütün yaşamlarımızda sahip olduğumuz bilgilerin depolanmış olduğu bellektir. Hepimiz ruhsal olarak aynı yaştayız;  bununla birlikte bazı ruhlar diğerlerine gòre dünyada çok fazla zaman geçirmiştir. İşte bu dünya üzerinde birçok enkarnasyon yaşayarak çeşitli yaşam deneyimlerini, karmalarını  deneyimlemiş olan ruhlara yaşlı ruh, gelişimini daha çok perdenin diğer yanında tamamlamayı seçen ruhlara ise genç ruhlar denir. İster genç olsun, ister yaşlı bütün dneyimler kolektif bilince aittir ve kişi bu kolektif bilgi ağacından ister kendi deneyimlemiş olsun, isterse de başkası  hiç fark etmez istediği bilgiyi aktifleyebilir ve yaşam alanına çekebilir. Bunun  tek ölçüsü istediğiniz şeyi hayatınıza almaya ne kadar inandığınızdır. Bunun için ben bu enerji çekiminin sınırsız olduğuna inanmakla birlikte yine de zihni aşama aşama eğitmenin  alıştırma için inanılması en kolaydan başlamanın en doğru yöntem olacağını düşünmekteyim.
Örneğin benim ilk denemem şu olmuştu: Dönem dönem boynum tutulurdu ve  yaşayanlar bilir eğer boynunuz tutulduysa iyileşmesi günler sürer  ve insanı gerçekten kısıtlayan,  kötü bir durumdur. Oğlum daha bebekti ve onu kucağıma sık sık almak durumdaydım, üstelik o gün de yatılı misafirlerim gelecekti. İşte bu çıkmazdayken  Kryon’un bir celsesinde "Akaşik Kayıtlardan Enerji Çekme"yi okumuştum “denemekten ne çıkar?”  dedim ve “Sevgili yüksek benliğim, Akaşik kayıtlarımdan boynumun ağrımadığı, tam ve sağlıklı olduğum o zamanı şimdiki zamanıma kopyalayıp yapıştırmanı istiyorum.Bunun için sana teşekkür ederim.” Kopyala yapıştır sözünü ben ekledim ve gözlerimi kapatıp  konsantre oldum, boynumun tutuk olmadığı, her yöne kafamı zahmetsizce çevirdiğim bir anımı gözümün önüne getirdim,  sonra onu medya player’ın film şeridi yapma programında hayal ettim, o kısmı bütün duyularımla içselleştirip   sağa tıklayıp  copy dedim ve şimdiki boynumun tutuk halini işaretleyip paste dedim ve bunu , “bu iyileşmeyi kabul ediyorum, yüksek benliğim çok teşekkür ederim.” Dedim ve mutlu olduğumu, sağlıklı olduğumu hissettim. Gözlerimi açtığımda boynumun ağrısı geçmişti. Fakat ilginç olan buna şaşırmamış olmam ve bu durumu normal kabul etmemdi. Akşam Kaan “boynun nasıl oldu?” diye sorduğunda, “ne olmuş ki boynuma” dedim. Gerçekten bu benim için çok doğal bir süreçti ve  iyileşmeyi sağlayan da buydu..
Bu çalışmayı her türlü  durum için kullanabilirsiniz, affedilemez olanı affetmek, bir işi çok yapmak isteyip de yapamamak gibi. Unutmayın bir istek içmize doğmuşsa, mutlaka bunu elde etmemiz içindir, sebepsiz değildir.
Yöntemi kısaca şu şekilde özetleyebilirim:
Bir minderin üzerinde oturun, bağdaş kurun.Oturma kemiklerinizin  bacaklarınızdan seviye olarak yüksek olması, omurganızın daha düz durmasını ve böylece enerji akışınızın  daha sağlıklı olmasını sağlar. Ellerinizi dizlerinizin üzerine serbest bir şekilde sabit koyun. Burnunuzdan derin ve sakin nefesler alın, nefesinizi tekrar uzun ve zorlamadan burnunuzdan verin, nefesinize odaklanın ve bu esnada gözünüzün önüne bir görüntü veya zihninize bir düşünce gelirse, “seni affediyorum.”  deyip sakince gitmesine izin verin. Birden ona kadar sadece nefesinize odaklandıktan sonra “Sevgili yüksek benliğim, Akaşik kayıtlarımdan ………….. durumdaki halimi ,şimdiki  anıma uyarlamanı istiyorum(benim pratiğimde olduğu gibi kendinize özgü bir dil de kullanabilirsiniz.). Bu seçimim için çok teşekkür ederim.” deyin ve şu andaki değiştirmek istediğiniz enerjinin vücudunuzdan dalga dalga aktığını hissedin, bir süre böyle kalın . Bu his geçince –ki mutlaka anlarsınız- yerine istediğiniz durumun enerji olarak geldiğini hissedin. İmgeleme gücünüzü de kullanabilirsiniz. Kendi özgün senaryonuzu enerjinizi aktifleştirmek için kullanabilirsiniz. Enerji titreşimleri ve vibrasyonlar bitince gözlerinizi açıp ana geri dönün. Tek şartımız asla “gerçekten oldu mu acaba?” diye sormamak ve istediğimiz değişimin oluştuğuna emin olmaktır.. Sonra bu yeni akaşik enerjinizle ne yapmayı düşünüyorsanız hayatınıza aynen o şekilde devam edin. Unutmayın sorgulamıyoruz, emin oluyoruz ve onaylıyoruz.
Akaşik kayıtlarımızdan, hepimizin sevgi enerjisi ile titreştiği o anımızı, dünyadaki herkesin yaşamasını seçiyorum… Öyle olsun

22 Aralık 2011 Perşembe

İMANIN 3. ŞARTI:MELEKLERE İNANMAK



 
Bu günlerde  nette dolaşan, sürekli gündeme getirilen bir konu var:İlluminati tarikatının insanların bilinçaltını etkilemesi . Ve pozitif enerji, yapıcı yaratıcı düşüncenin gücü, niyetin sihri konularına  gülerek burun kıvıran herkesin  bu korku dolu senaryolara  koşulsuzca inandıklarını ve  bu korkunun etrafında yarattıkları enerjinin aslında illuminati’nin yapmaya çalıştığını düşündüklerinden  daha çok yıkıma sebep olduğunu ibretle izliyorum..Bu kişileri yargılamıyorum ve onların korkularının yaydığı negatif enerjiyi  temizleyerek evrenin ve bütünün en yüce hayrı için şifalandırmayı seçiyorum… Bu benim aklıma şu konuyu getirdi: Birkaç yıldır melek enerjilerimi tanımaya çalışıyorum ve meleklerimle iltişim kurmak,  meleklerimi üç boyutlu yaşamıma bir şekilde katmak, niyetlerim ve dileklerim konusunda Allah’ın bizlere hediye olarak verdiği bu hizmetkarlarımızı nasıl kullanacağımı öğrenmeye dair birçok çalışmam ve denemem oldu.Ve  dünyadaki her konuda öğrenirken kullandığımız deneme-yanılma yönteminin , meleklerle çalışırken deneme-kazanma olarak değiştiğini gördüm..İletişim kurmayı becerebildiğim her defasında  elimin boş dönmediğini heyecanla ve mutlulukla izledim.. Ama insanların melekleri sadece olduğuna inandıkları kutsal bir kavram olarak görüp, rafa kaldırdıklarını ve hayatlarını yaşarken şeytandan korkmaya, onun tuzaklarıyla boğuşmaya, şeytanı 3 boyutuna daha çok almaya meyilli olduklarını gördüğümde aslında farkında olmadan şeytana meleklerden daha çok inandıklarını izlemekteyim… Bir tarafta insanın eşref-i mahlukat olmasında dolayı önünde eğilen sevgi dolu melekler ve diğer tarafta önümüzde diz çökmek yerine kendi büyüklüğünü onaylamış ve taviz vermemiş şeytan.. Ve şeytana düşmanlık açarken onu daha çok büyüttüğünün farkına varmayan insan… Bir hükümdar gerçek gücünü ordusuyla kazanır. Ordusunu bir köşeye atıp tek başına savaşa giden biri asla bir savaş kazanamaz.Bazen de ordunuzun büyüklüğü, savaşmanıza gerek kalmadan karşı tarafın gözünü korkutup onun sizinle savaşa bile girmesini engeller.Ben uzun yıllar şeytanın, egonun, nefsin ,sürüngen beynin adını her ne koyarsanız onun yani  size boyun eğmeyen o gücün  karşısında tek başına savaşmanın hiçbir sonuç getirmeyeceğini   çok net bir şekilde söyleyebilirim.Bunun yerine melekleri yardıma çağırmak,  Allah tarafından  bizden yapılması istenen beklenen bir davranıştır…

1 Aralık 2011 Perşembe

PSİŞİK KORUNMA DUASI

Lütfen bu psişik korunma duasını yapabildiğiniz kadar çok kullanın, bu duayı 9 gün söyleyin ve enerjinin etrafınızda inşa olabilmesi için her cümlenin sonunda birkaç saniye duraklayın. 

Alçakgönüllülük ile, tüm seviyelerde bizi koruyacak ilahi korunmayı istiyoruz. Cennet ışınlarının bolluk içinde üzerimize dökülmesini istiyoruz. 

Melek alemlerinin varlığını ve Metatron ve Mikail’in başta durmasını istiyoruz. 

Mesih Işığı, Buddha Işığı, Mahatma Enerjisi, kutsal ruh, Reiki enerjisi, tüm Başmelek varlıklarının ve yükselmiş Üstatların Işığı bizi daimi olarak sevgileri ile sarsın…

Mahatma enerjisinin varlığımızın her bir veçhesi ile bütünleşmesini istiyoruz. Ayrıca, Tanrı’nın en yüksek iradesine uygun olarak, Mahatma enerjisinin Dünya Ana’nın ve tüm yaşam formlarının her veçhesi ile bütünleşmesini istiyoruz. 

Başmelek Zadkiel ve St Germain’i çağırıyoruz ve Gümüş – Mor – Alevin tam olarak demirlenmesini ve tüm varlıklarımızın içini ve etrafını daimi olarak sarmasını istiyoruz. 

Bu Gümüş Mor İlahi alevin geçmişimize, şimdiki anımıza ve geleceğimize gönderilmesini, tüm karmamızı dönüştürmesini istiyoruz…. Ayrıca, Lord Melchizedek, Başmelek Metatron ve Başmelek Mikail’in bize yardım etmesini istiyoruz. Tüm karmayı dönüştürmemize ve mükemmel şekilde dengelememize yardımcı olmalarını istiyoruz. 

Başmeleklerin varlığımızın ve evimizin etrafına daimi olarak koruyucu bir Davut yıldızı yerleştirmelerini istiyoruz. 

Başmelek Cebrail, Başmelek Haniel ve Cennet topluluğunu çağırıyoruz ve yeşil alevin ve beyaz alevin varlıklarımızın içinde ve dışında daimi ve tam olarak demirlenmesini istiyoruz. 

Ayrıca, Başmelek Metatron’u, Mahatma’yı, Lord Maitreya’yı ve Sananda’yı çağırıyoruz ve tüm düşünce formlarının, kayıp ruhların, negatif kalıntıların, negatif elementallerin ve ruh parçalarının daimi olarak iyileştirilmesini ve ışığa götürülmesini istiyoruz … aura alanlarımızda, evlerimizde ve dünyada, hepsi Tanrı’nın en yüksek iradesine göre özgürleşsin. 

Başmelek alemlerinin pembe alevinin tam olarak demirlenmesini ve varlığımızın içinde ve dışında daimi olarak bizi sarmasını istiyoruz. 

Başmelek Mikail’den Gümüş Zırhlı Metalik Giysisini varlıklarımızın etrafına daimi olarak demirlemesini istiyoruz. 

Başmelek Mikail’in tüm karmik bağları daimi olarak kesip uzaklaştırmasını ve özel mavi zırhlı alevini daimi olarak demirlemesini, tüm varlığımızı içimizden ve dışımızdan sarmalamasını, istiyoruz. Meryem Anayı ve Başmelek Rafael’i çağırıyoruz ve Aura Alanımızın içindeki ve dışındaki tüm delikleri ve sızıntıları mühürlemesini ve dönüştürmesini istiyoruz. 

Tüm varlığımın içindeki ve dışındaki,Tanrı’nın en yüksek iradesine uygun olmayan her şey hemen İlahi Işığa dönüştürülsün. 

Varlığımın her seviyesinde, Tanrı’nın üçlü alevi içinde mükemmel dengelenmiş olarak İlahi olarak hizalanayım, iyileşeyim ve yeniden – enerjileneyim. 

Bana her zaman yol gösterilsin ve insanlığın ilerlemesi ve spiritüel gelişmesi ve iyileşmesi için yaptığım tüm çalışmalarda tam destek verilsin. 

Yaptığım çalışmalarda, varlığımın her seviyesinde arınayım ve Kutsanayım, ve her geçen günle birlikte bana daha da çok ilahi güç verilsin, ve iyileşmem ilerlerken ve genişlerken daha da çok korunma sağlansın. 

Gittiğim her yere cennet ışınlarını yayayım ve yoluma çıkan herkese yardımcı olayım. 

Sevgili Tanrı Varlığı, BEN’İM Varlığı (Monad), Ruh Varlığı, Mahatma Enerjisi, Yükselmiş Üstatların kollektif bilinçliliği, içimizdeki Tanrı’nın adına, bu İlahi meditatif duanın, çoğaltılmasını ve tezahür ettirilmesini ve bu gezegendeki ve evrendeki tüm yaşam formlarına yardım etmek için kullanılmasını istiyoruz. Bunun, Tanrı’nın en yüksek İradesine göre yapılmasını kabul ediyoruz. 

Teşekkür ederiz – Amin, 

29 Kasım 2011 Salı

TAŞLAR VE KRİSTALLERLE BANYO YAPMAK

Banyo kristal enerjilerinden yararlanmanın mükemmel bir yoludur. Bir çok insan pembe kuvars, berrak kuvars veya diğer kristallerin hatta basit eski kaya parçalarının banyo deneyimini dramatik olarak zenginleştirdiğini keşfetmiştir. Su ayrıca kristalleri temizler ve canlandırır.

Kristallerle banyo ayrıca taşlara uyumlanmanın ve onlarla sohbet etmenin iyi bir yoludur, çünkü su taşların titreşimini güçlendirir ve enerjinize ve farkındalığınıza bağlanma ve harmonize etme hassaslığınızı ve yeteneğinizi artırmaya yardımcı olur.

Kristallerle ve kayalarla çok sık banyo yaparım. Eski evimizde küvetin tıkacını kaybettiğimiz zaman, onun yerine kauçuk bir parçayı yerinde tutmak için büyük sıradan bir kaya parçası kullandığımda yararlarının keşfettim, banyo daha canlandırıcı oldu. Bir tıkaç bulup kaya parçasını kaldırdığımızda, banyoların canlandırıcı niteliğinde azalma olduğunu fark ettim. Tekrar kayalarla banyo yapmaya başladık, çünkü bu bir fark yarattı.

Aura temizleme için bu tür bir banyo yöntemi küvette deniz tuzu kullanmaktır. Bu yumuşak kristaller için sert olabilir, insanlar için iyidir. Deniz tuzu, Epsom tuzu ve sodyum bikarbonat bileşimi de bazen bunun için kullanılır. Genellikle bu bileşimdeki bir banyo için on dakikanın yeterli olduğu önerilir. Küvete ayrıca birkaç damla lavanta veya diğer yağlar ya da birkaç fincan bitkisel çay eklenebilir.

Banyoda kristalleriniz ve taşlarınız ile birlikte çiçek özleri, bitkiler veya yağlar kullanabilirsiniz.

Banyonuza direkt olarak taşlar ve kristaller koyabilirsiniz veya aşılanmış değerli taş suyu, değerli taş iksirleri veya değerli taş özleri kullanabilirsiniz. Bunlar genellikler suyun içine veya etrafına taşlar konularak yapılır ve su değerli taşın enerjisi ile aşılanır veya yüklenir.

Değerli taş suları çoğunlukla, su kullanılmadan önce kristalin veya taşın basitçe suda bir süre bekletildiği sulardır. Değerli taş iksirleri ve özleri suyu güneş ışığındaki, ayışığındaki taşlar ile yükleyerek yapılır veya kristal shakti enerjisi ya da niyet ile yükleyerek yapılır. İksirler kullanılmadan önce seyreltilmeden kullanılabilir. Değerli taş özleri iksirlerden yapılır ve çiçek özlerinin bekletildiği ve korunduğu aynı şekilde korunur. Ticari veya ev işi değerli taş özlerinin birkaç damlası suya değerli taşın titreşimini taşımak için yeterlidir. 

Ayrıca su sprey şişesine iksirleri ya da özleri koyarak, bunları duş bölmesinin duvarlarına ve duşun başlığına püskürtebilirsiniz.

Bu spreyler ayrıca aura ve oda temizliği için kullanılabilir. Ayrıca kristal devasından banyo suyunu veya duş suyunu kristal enerjisi ile yüklemesini isteyebilirsiniz.

Bazı insanlar bir taşı alıcı ellerinde tutmanın (sağ elini kullananların sol eli) ve yansıtıcı ellerini suya koymanın ve enerjinin suya aktarılmasına ve suda tutulmasına niyet etmenin etkili olduğunu görürler. 

Pembe Kuvars, Berrak Kuvars Kristalleri, Rainbow Kuvars ve Granit banyo için en favori taşlar arasındadır. Kuvars ailesinin üyelerinin çoğu iyi banyo arkadaşıdır, bu Ametist, Aventurin, Carnelian (kırmızı akik), Lal, Pembe Kuvars, Sitrin, Chyrosphase, Kan taşı, Yeşim, Agat, Onyx, Kaplan Gözünü kapsar.

Kristallerin çizilmemesi ve kanala düşmemesi için onları kumaş bez içine koyabilirsiniz. Ya da büyük deniz kabuklarının içine koyabilirsiniz. Bazı taşlar sıcak suda çizilebilir veya çatlayabilir, en değerli taşlarınızı banyoya koymak istemezsiniz. Suda çözünen ya da zara gören oldukça az sayıda taş vardır, Halite (tuz), Sylvite, Çöl gülü Selenite, tüm Selenitler, Alçı, Angelit, Azurit, Kalsit, Alabaster (kaymak taşı), Kükürt tuzlu suda çözünür. Bakırlı, kurşunlu ve arsenikli taşlar toksik olabilir, banyonuzda asla kullanılmamalıdır.

Kristal enerjisini banyonuza getirmenin başka bir yolu banyo tuzlarınız veya banyo köpükleriniz ile birlikte yüklü bir taş koymak ve tuzların enerji ile yüklenmesine niyet etmektir. Küçük bir kristali şampuan, sıvı sabun veya duş jeli şişesine koyabilirsiniz.

Aşağıda banyo suyunuzu yüklemek için kullanılabilecek renkli kuvars taşlar için bazı nitelikler ve kullanımları var.

Ametist : Bu mor, menekşe ve lavanta kuvars taşlar negatif enerjilere karşı hem nazik hem de güçlü koruyuculardır. Sakinleşmek ve merkezlenmek için meditasyon taşı olarak kullanılır, sağduyuyu artırır, istenmeyen enerjileri uzaklaştırır, iskeletteki düzensizlikleri iyileştirir, işitme problemleri, uyku problemleri ve başağrıları için kullanılır. Çoğu insanı sakinleştirebilirken, hiperaktif çocuklar gibi bazı insanları aşırı uyarabilir, bazı insanlar sinirliliği ve depresyonu yüzeye çıkardığını gördüler. Ametist alkolikliği yenmede yardım için, psişik açılma için altıncı ve yedinci çarka taşı olarak kullanılmaktadır.

Pembe Kuvars : Pembe ve yarı saydam ve genellikle bulutludur ve sevgi taşlarının ilklerindendir, barış taşıdır, mükemmel bir genel şifa kristalidir. Pembe Kuvars kırık bir kalbi yatıştırabilir, sakin kalmanıza yardım eder, koşulsuz sevgiyi alma ve verme yeteneğinizi artırır ve Kalbi açık, canlı ve korunmuş tutar. Sevinç getirmeye yardımcı olur, kalp çakrası taşıdır.

Carnelian : Korku ve üzüntüye yenilmeye karşı korur, fiziksel gücü, cinsel enerjiyi sevgiyi artırır, ilgisizliği giderir, alerjileri, soğuk algınlığını, safra ve böbrek taşlarını, omurgayı, kesikleri ve sıyrıkları tedavi etmek için kullanılır, aile ve sosyal durumlara yardım eder, içsel gücü ve cesareti artırır, enerjileri şimdiye topraklar, enerjiyi artırır, sakral çarka taşıdır.

Sitrin : Sarı renkte kuvars, dengeleyici ve hizalandırıcı, zihinsel berraklık, kişisel güç, grup birliği, enerjilenme, hem fiziksel hem zihinsel olarak ruhun amacına hizalanmaya yardımcı olur. Bu taş çoğu zaman ametisti ısıtarak yapay olarak yaratılır, solar pleksus çakrası.

Chyrosphase : Yeşil elma taş, meditasyon, zihinsel stabilite, gevşeme, spiritüel koruma. fark edilmemenize yardımcı olur.

Mutluluk getirmek, negatif düşünceleri azaltmak, sinirlilik için kullanılır. İyi talih ve refah getirmesi için kullanılır.

Kan taşı : Şimdide olma, merkezlenme ve topraklanma, cesaret, güç, para ve zenginlik. Kan rahatsızlıkları, toksin giderme. Fiziksel beden için nazik şifa ve enerjilendirme.

Yeşim : Besleyici, astral seyahatte güvenlik sağlar, stabilize eder, aurayı temizler, koruma.
Kırmızı : Koruma, şifa, güzellik
Yeşil : Şifa, uyku, şefkat
Kahverengi : Merkezlenme, topraklanma.

Agate : Yin – Yangı, eril – dişil enerjiyi dengeler ve uyumlar ve fiziksel bedeni auranın eterik, duygusal, zihinsel ve nedensel bedenleri ile dengelemek için çalışır. Topraklanma, güç, cesaret, şifa sağlamak için. Mavi Şeritli agate kişinin yüksek spiritüel faröındalığa erişmesine yardım eder ve ilham verici etkiye sahiptir. Agate, bir çok farklı spiritüel ve şifa kullanımları için bir çok şekilde ve renkte gelir.

Aventurin : Eril – dişil enerjileri dengeler, kalbi temizler ve aktive eder, psişik vampirlere karşı korur; yaratıcılık, koşulsuz sevgi ; kalp, akciğerler, kaslar ve kalp kırıklığının duygusal şifası için kullanılır. Yaratıcı içgörüyü, bağımsızlığı ve orijinalliği teşvik eder, stabilize eder ve dengeler ; Kalp Çakrası

Kaplan Gözü : Psişik enerjiyi topraklamak için mükemmel, psişik merkezleri güvenli bir şekilde açmaya yardımcı olur.

Opal : şaşırtıcı renk etkileşimleri yaratan yüksek su içeriği ile mikroskobik kürecikler içinde oluşan beyaz bir kristal. Opal sevinci, sezgiyi ve yaratıcılığı geliştirir, özellikleri yükseltir, enerjileri dengeler, duygularla, ruhun güzelliği ile çalışır.

Dumanlı Kuvars : Negatif düşünce formlarını yumuşatır, depresyonu kaldırır. Cinsel/üreme problemlerine yardımcı olur ve bedenden negatif enerjiyi uzaklaştırır.

Onyx :   Topraklama ve koruma, Yüksek Ben ile hizalanmaya ve uyumlanmaya yardımcı olur. Onyx, Kaynak ile temas halinde iken sizi bedende topraklanmış tutar, yolculuk halinde iken bile sizi Dünyaya bağlar.  Dünya devası ve Dünyanın besleyici desteğinin bilinçliliği ile iletişime yardım edebilir. Konsantrasyona ve sorumluluklara odaklanmaya yardım eder. Sezgisel rehberlik almaya ve onun pratik uygulamasını yorumlamaya yardım eder. Sizin için gerekli enerjileri çağırmaya yardımcı olur. Ayrıca kemik iliği, yumuşak dokular, ayakları kapsayan sağlık sorunlarını tedavi etmek için kullanılır. Negatif enerjileri absorbe etmede veya başka yöne çevirmekte ünlüdür.

MELEK TERAPİSİ

MELEK KOVALARI

Bu, yaşamın meydan okumaları ile ilgili üzüntü duyduğunuz herhangi bir zamanda kullanılacak mükemmel bir meditasyondur. Derin nefesler alıp vererek başlayın. Zihin gözünüzde, meleklerin önünüze büyük bir kova koyduğunu vizüalize edin. Melekler kovanın yanında duruyorlar ve sizin canınızı sıkan her şeyi kovanın içine koymanızı istiyorlar. 

Kendinizi, para, kariyer, yuvanız, veya sahip olduklarınız ile ilgili üzüntüleri kovaya koyarken görün ve hissedin. Sonra, bedeniniz veya sağlığınız ile ilgili endişelerinizi kovaya koyun. Sonra, herhangi birisi ile anlaşmazlıklarınızı kovaya koyun. 

Şimdi, herhangi bir ilişkide sahip olduğunuz incinme hislerini kovaya koyun. Sonra, suçluluk veya kendini – suçlamayı kovaya koyun. Hedefleriniz, amaçlarınız ile ilgili sahip olabileceğiniz korkuları da kovaya koyun. Başarısızlık veya başarı korkusunu kovaya koyun. 

Sonra, gelecek ile ilgili sahip olabileceğiniz korkuları kovaya koyun. Organize dinlerin üyelerine karşı sahip olabileceğiniz herhangi incinme hislerini veya öfkeyi kovaya koyun. 

Sonra, Tanrı’ya karşı hissedebileceğiniz direnci kovaya koyun. Eğer sizi sıkan başka bir şeyler varsa, onları da şimdi kovaya koyun. Geride hiçbir şey kalmasın. Hepsini şimdi kovaya doldurun. Bedeninizin ve ruhunuzun ne kadar hafiflediğine dikkat edin. 

Melekler size gülümserken, kovayı alıp uzaklaştırırken onları izleyin. Tüm üzüntülerinizi, tüm yaratıcılığınızın ve sonsuz zekanın İlahi kaynağına götürüyorlar. 

Burada, tüm zorluklarınız mükemmel şekilde çözülüyor. Her şey kazan – kazan şeklinde çözülüyor ve mükemmel çözümleri kolayca ve uyumlu bir şekilde alıyorsunuz. Bu yardım için Tanrı’ya ve meleklere teşekkür ediyoruz. Şimdi bunu hak ettiğimizi bilerek, onların yardımını kabul ediyoruz. Ayrıca, kendimizi iyileştirirken, dünyayı da iyileştirdiğimizi biliyoruz. 

ETERİK KORDONLAR (BAĞLAR) İLE İLGİLİ

Çakralarda, çoğu zaman onlardan dışarı çıkan “eterik kordonlar (bağlar)” vardır. Bu kordonlar, ilişkimiz olan diğer insanlardaki çakralara uzanır. 

Eterik kordonlar en genelde yakınlarımız ile, babamız, annemiz, eşimiz, eski eşimiz, eski sevgililerimiz, şimdiki sevgilimiz, evimiz, çocuklarımız ve yakın arkadaşlarımıza uzanır. 

İlişkilerimizdeki korkular bu kordonları oluşturur. Korku, bağımlılık, bağlılık, birbirine – bağımlı olma, terk edilme korkusu veya bağışlamama şeklinde karakterize edilebilir. Eterik kordonlar her iki insan arasında enerjinin ileri geri yönlendiği hortuma benzer şekilde davranır. 

Kordonlara sahip olmak, problem anlamına gelir. 

Eğer bağlantınız olan kişi (kordon vasıtası ile) bir zorluk yaşıyorsa, bir meydan okuma ile karşılaşmışsa, sizden enerji çeker. Enerjinizi eterik kordon vasıtası ile çeker. O zaman, neden olduğunu bilmeden tükenmiş hissedersiniz. 

Çok sıklıkla, cinsel ilişki yaşadığınız insanlar sizin sakral (2 nci) çakranıza bağlanmıştır. Tartışma deneyimlediğiniz insanlar solar pleksusunuza bağlanır. Üzüntü duyduğunuz/sizi mutsuz eden insanlar kalp çakranıza bağlanır. Acı verici ilişkiler yaşadığınız insanlar veya tüm yükü omuzlarınızda taşıdığınız bir ilişki yaşadığınız insanlar omuzlarınıza bağlanır. Benim deneyimimde, bu, omuz ve boyun ağrısının kök nedenidir. 

Bir kadın müşteri maddi, sağlık ve sevgi yaşamında çoklu zorluklara, meydan okumalara sahip olmaktan şikayet ediyordu. Sırtından ve omuzlarından uzanan çok sayıda eterik kordonu gördüm. Kordonların, kadının çekişmeli bir ilişki yaşadığı vefat etmiş olan babasına bağlandığını fark ettim. Kordonları keserken, babasını bağışlama istekli olup olmadığını sordum. Aynı anda, babasına kendisini bağışlamaya istekli olup olmadığını sordum, çünkü kızı ile geçmiş ilişkisi ile ilgili pişmanlık duyuyordu. Her ikisi de tamamen bağışlamaya istekli olduklarında, kordonlar ayrıldı. Müşterimin, seansımızdan sonra, yaşamının tüm alanlarında hızlı gelişmeler bildirdi. 

Evimize veya coğrafik yerlere bağlı olduğumuz zaman, ayaklarımızın altından zemine eterik kordonlar uzanır. Taşınmak isteyen bir müşterimle çalıştım. Ancak, evinin satılamadığından şikayet ediyordu. Ayaklarının altından evin temeline uzanan bir çok kordonu gördüm. Evine bağlılığın evin satışını engellediğini açıkladım. Onun izni ile, kordonları kestik. İki gün sonra, evi tam istediği fiyata satıldı. 

Kordonları kesmek “Seni sevmiyorum ya da artık seninle ilgilenmiyorum” anlamına gelmez. Kordon kesmenin ayrılmalara veya ilişkileri bırakmaya neden olması gerekmez. Bu, ilişkilerinizin yanlış fonksiyonlarını salıvermeniz anlamına gelir. Hatırlayın, korku sevginin karşıtıdır ve eterik kordonlar (ve tüm bağlantılar) korkudan yaratılır. 

Bazı insanlar, kendi ruh parçaları ile olan kordonları kesebileceklerine üzülürler. Yani, travmatik olaylar sırasında kopup giden kendilerinin parçaları. Bunun olması olası değildir, ancak sadece ful sevinci ve enerjiyi hissetmenizi bloke eden kordonların kesilmesine niyet ederek, bunun olmasından kaçınabilirsiniz. Bu niyeti ederek, ruh parçalarınızın kordonları kesilmemiş kalır. 

Veya, ruh parçalarınızı geri çağırabilirsiniz ve bedeninizi çevreleyen beyaz ışık duşu vizüalize ederek kendinizi yeniden bütünleştirebilirsiniz. Zihinsel olarak kendinizin tüm parçalarının gerçek benliğiniz ile tamamen yeniden birleşmesini isteyin. Küçük “sizlerin”, küçük kauçuk bir bandın üzerindeki küçük varlıkların size doğru bungie jumping yapması gibi size doğru zıpladığını görebilirsiniz. Bu küçük ruh parçaları, beyaz ışık duşuyla size yeniden girerken korkunun veya travmanın tüm kalıntılarından tamamen iyileşmiş olacaklar. 

ETERİK KORDONLARI/BAĞLARI KESME

Eterik bağları/kordonları kesmenin en hızlı ve en kolay yolu Başmelek Mikail’in yanınıza gelmesini ve sizden enerji çeken tüm kordonları kesip uzaklaştırmasını zihinsel olarak istemektir. Eğer Başmelek Mikail’e yabancı iseniz, o, diğer meleklerin “yöneticisi” olarak hareket eden bir melektir. Başlıca rolü tüm karanlık enerjileri temizlemektir. Her istediğinizde Başmelek Mikail’in yanınıza gelmesini isteyebilirsiniz. Sizinle daimi olarak kalmasını bile isteyebilirsiniz. Herkesle aynı anda birlikte olma yeteneğine sahiptir. 

Mikail’den bağları kesmenizi istediğiniz zaman enerjide ve huzurda anında bir artış fark edersiniz. Uyuşmuş hissettiğiniz zaman, melekleri çağırın. Sizi huzurlu enerjinin doğal haline geri getirirler. 

YEMİN BOZMA RİTÜELİ

Bu bedende iken ettiğim, ve genetik soyumdaki herhangi birine ait olan tüm yeminleri & kontratları iptal ediyorum :

Şimdi bu yeminlerin & kontratların bu enkarnasyonda ve uzay ve zamandaki tüm enkarnasyonlarda, tüm paralel realitelerde, paralel evrenlerde, alternatif realitelerde, alternatif evrenlerde, tüm gezegen sistemlerinde, tüm kaynak sistemlerde, tüm boyutlarda ve Boşlukta geçersiz ve hükümsüz olduğunu ilan ediyorum.

Ruh, lütfen bu yeminler & kontratlar ile ilişkili olan tüm yapıları, araçları, varlıkları, alışkanlıkları veya etkileri salıver (uzaklaştır)

Bu duayı özellikle dolunaya rastlayan bir cuma gecesi başlayıp her gece aynı saatte 1 hafta boyunca tekrarlamalısınız.

ŞİFA MEDİTASYONU


Bugünlerde hepimiz biraz grip veya nezle olmaya başladık..Vücudumuz kırılıyorr ve tabiri caizse dökülmeye başladık..Bazen vücudumuzdaki uzuvların ve hücrelerin lime lime ayrıldığını hissediyoruz. Bu hissi uzun yıllar sevmediğimi hatırlıyorum.Sonra "Bu hissi kendime nasıl yararlı hale getirebilirim?" diye düşünürken, ilginç bir meditasyon kendiliğinden oluştu... Ben de artık ne zaman etim kemiğimde...n ayrılıyormuş gibi hissetsem bu meditasyonu yaparım ve yakın arkadaşlarım bilirler, her hastalık dönemim enerjimin yükseldiği dönemlerimdir...Şimdi bu meditasyonu sizinle paylaşıyorum..Şifa olsun:
Gözlerini kapat ve nefesini ,burnundan, içinde son bir damla kalamayacak kadar dışarı ver, sonra bırak nefes kendiliğinden ,burnundan, aksın içine..Bir kez daha nefesini boşalt ve nefesin kendi akışında, kendi ritminde içine kendiliğinden dolmasına izin ver. Her nefes verişte burnundan vücudundaki toksinlerin, virüslerin boşalıp gittiğini ve nefes alışta da her zaman senin tarafından kabul edilmeyi bekleyen şifa enerjisinin beyaz bir ışık gibi burnundan içine, hücrelerine, enerji alanına ve tüm boyutlarına ulaşmasına ulaşmasına izin ver... Nefesini bu niyetle alıp vermeye devam et. Birkaç kez bu şekilde nefes alıp verdikten sonra kendini parçalara ayrılmış olarak hayal et ve gözünün önüne hücrelere bölünmüş halini getir..Her bir parçan senin tarafından onurlandırılmayı ve sevilmeyi, hissedilmeyi bekliyor... Her bir hücreni sevgiyle selamla, sen sevdikçe ışılkla titreştiklerini göreceksin..Sonra melekleri, hayatına daha çok sevgi ve şifa vermeleri için yardıma çağır... Bir arkadaşından yardım ister gibi kendi sevgi dilinle konuş onlarla ve "şu an karşımda titreşen her bir hücremi temizleyip arındırın ve sevginizle parlatın" de onlara.Onlardan istediğin hiçbir dileğin geri çevrilmez ve göreceksin, hücrelerin yeşil bir ışık yoğunluğunda yıkanıp arındırılıyor ve kırmızı yaşam enerjisi ışığıyla güçleniyor, hayatın içine mutlulukla gitmek için titreşiyor... Bu görüntüyü izleyebildiğin kadar izle.Sonra rengin pembeye dönüştüğünü göreceksin..Sonra meleklere şunu söyle:" Şimdi sağlık ve şifayla titreşen, yaradanın sevgisiyle dolu bu parçalarımı benimle bütünleştirin." Sonra meleklerin, bu güzel arınmış ışık bedenini getirip vücudunla bütünleştirdiğini imgele.Bu esnada vücudunda karıncalanmalar ve titreşimler hissedebilirsin, nefes alıp vererek kendini sakinleştir ve içinden sık sık "şifayı kabul ediyorum" de... Bu hissi biraz yaşadıktan sonra uyuyabilir ya da kalkıp bir bardak su içebilir, sonra aynaya baktığında gözlerindeki pırıltıyı görürsen, hayatıma kattığım tüm güzellikler için kendime teşekkür ederim diyebillirsin.
Meditasyonlar için GNOSEİ SEAUTON KİŞİSEL GELİŞİM VE KOÇLUK MERKEZİ'nden yardım alabilirsiniz.
Tıklayınız: http://www.facebook.com/pages/GNOSEI-SEAUTON/126991167410444?ref=tn_tnmn

SÖZLÜK-1. MADDE:ÇOCUK

ÇOCUK:Çocuk kavramı, gözlemledeğimiz anlamda yaşı küçük olan insan yavruları için değil, içimizde farketmemizi ve onu sevgi ve bilgileklikle büyütmemizi bekleyen benlik durumlarımızdan birinin adıdır. Kişi, içindeki çocuk fenomenini sürekli duyar ve bununla ilgili espriler bile yapar ama bir yetişkin olabilmek için içindeki çocuğu nasıl büyüteceğini mutlaka öğrenmesi gerekir.. Ben indigo çocuklar, kuantum çocuklar ve kristal çocuklar ile ilgili ebeveyn kitaplarını öneririm.. Bu kitapları okuyarak insan içindeki çocukla karşılaştığında ona nasıl davranması gerektiğini öğrenebilir . Peki içimizdeki çocuk ne zaman gün yüzüne çıkar? Yetişkin kimliği çocuk benliğin üzerini örten bir kabuk gibi düşünürsek eğer, kabuğun zayıf olduğu, yani yetişkinin hayat karşısında aciz kaldığı, kontrolü yitirdiği durumlarda, en güçlü yanımız olan çocuk benliğimiz kontrolü ele alır.Adeta şöyle der: "Sen başaramıyorsun, kenara çekil ve işleri bana bırak. " Ve kontrolü ele alır. Bu alegorik şekilde anlatayım.. Dünyanın katmanlarını gözünüzde canlandırın. manto, yetişkin benlik olsun..Yani dünyanın göz önündeki, herkes tarafından öncelikli algılanan kısmı... İçinde su küreler, ateş küreler vardır ama dünya hep kabuk kısmından ibaret olarak algılanır.. Oysa, big bang olduğunda kabuk değil, ateş vardı.Asıl yaratıcı enerji içteki görünmeyen ateş parçasıdır.. Zamanla ateş kendi etrafında dönmeye başladı, yani evrenin ortamına ayak uydurdu, bir nevi evrenin sosyal yaşamına, sosyetesine ayak uydurdu ve evrendeki diğer şeyler gibi dönmeye, onların ritmine ayak uydurarak dans etmeye başladı, kendi etrafında ve annesi güneşin etrafında dönerek oynamaya başladı.. Birden bunun bir dans, bir oyun olduğunu unuttu ve dönmenin bir vazife ,bir iş olduğu inancına kapıldı. Bu şekilde düşünmek, içteki gerçek benliğini, yani yaratıcı alevini baskı altında tutup, diğer kardeşlerini model almasına neden oldu. Ve katılaştı, sertleşti..Sertleşirsem daha güçlü olurum diye düşündü.. Ama içteki çocuk uygun anlarda, dıştaki kişiliğin zayıfladığı durumlarda sürekli gün yüzüne çıktı ve her çıktığında dış katman üzerinde hasara yol açtı... Depremleri depresyonlar, yanardağ patlamalarını da sosyal çatışmalarımız, çöküşlerimiz, dibe vuruşlarımız olarak kabul edersek, çocuğun hayatımızda ne denli etkili olduğuna dikkati çekmiş oluruz.. Amaç çocuğu baskılamak değil, çocukla dost olmak, onu sevgiyle anlamak, hayatımıza ne zaman dahil olacağını kestirerek bunu bir yıkım olarak değil, büyük enerjiye kavuşmak olarak kutlamaktır. Düşünün bir, eğer bile bile fay hatları üzerine evlerimizi kurmasaydık insanlar ölmeyecekti.. Eğer savaşlara ve nükleer enerjiye harcadığımız teknolojiyi , volkanik faaliyetlerden enerji üretmeye harcasaydık, bütün dünyada bedava bir enerji kaynağına sahip olabilirdik... Yani, ilaçlara, psikologlara harcadığımız zamanı, günde 10 dakika içimizdeki çocukla bağlantıya geçip, kitaplardan öğrendiğimiz gibi çocuğumuza anne sevgisi, baba rehberliği ,bilgeliği sunmaya harcamak ,böylelikle onun fay hatlarını sevgiyle takip etmek; dışımızdaki dünyaya göre kendimizi şekillendireceğimize, içimize yönelip içimizdeki yaratıcı güçle dışımızı şekillendirmeye odaklanmak, kendimizi iyileştirmek yolunda atacağımız en önemli adırmdır.. Ağaç yaşken eğilir ve içimizde usta eller tarafından eğilmeyi bekleyen bir ağacımız var...

İçinizdeki çocukla iltişime geçmek için GNOSEİ SEAUTON KİŞİSEL GELİŞİM&KOÇLUK MERKEZİ'Nİ ARAYABİLİRSİNİZ.
tıklayınız: http://www.facebook.com/pages/GNOSEI-SEAUTON/126991167410444?ref=tn_tnmn

AİLE DİZİLİMİ

Huzursuzluğunuzun, büyükannenizin ölü doğmuş bebeğiyle bağlantılı olduğunu tahmin edebilir miyiz?
Ya da eşinizle yaşadığınız zorlukların, annenizin eski sevgilisiyle ilgili olabileceğini?
Sağlık sorunlarınızın, hiç bilmediğiniz bir aile bireyinin uğradığı haksızlıktan kaynaklandığını?
...
Aile Dizimi, aile yapısının derinliklerinde saklı dinamikleri aydınlatan güçlü ve çözüme odaklı bir terapi yöntemidir. Bu yöntem, aileyi düzenleyen ve yöneten ancak konuşulmayan bilinçaltı kurallarını ortaya çıkarır.

Bu yaklaşıma göre yaşamımızda tekrarlanan sorunlarımızın kaynağı aile dinamiklerinde saklıdır. Aile bireylerinden birinin acı çekmesi, önceki aile bireylerinin kadim kuralları bozmasıyla olur. Bu nedenle dizimlerde, bireye ayrı bir varlık olarak değil, kendi ailesinin ve ait olduğu diğer sistemlerin parçası olarak bakılır. Bireyin problemleri, ait olduğu grup bağlamında araştırılır.

Grup çalışmalarında, aile bireylerini temsilen seçilen kişilerin dizilmesiyle ailenin dinamikleri ortaya çıkar. Bu dinamiklerde tıkanmalar ya da blokajlar görülebilir. Bunların sadece fark edilmesiyle bile rahatlama hissedilir ve sevgi düzenlerinde hizalanma başlar. Bu enerjetik değişimler, bireylerin günlük hayatında hafifleme ve ilişkilerinde rahatlama olarak yansır. Çalışmalara katılanlar, genellikle ailenin içindeki blokajlar ortaya çıktığında ve bunların altında yatan sevgi potansiyeli hissedildiğinde derinden etkilenir.


Aile Dizimi Çalışması için bana ulaşabilirsiniz.

TRANAKSİYONEL ANALİZ

Transaksiyonel Analiz kuramı, temel kavramları arasında “hayat pozisyonunu” kendimize, başkalarına ve yaşama karşı aldığımız tavır olarak belirler. Eğer bu pozisyon kendimize ve dünyaya olumlu bakışı içerirse, bir başka deyişle: ”Ben de iyiyim, yapabilirim, başarabilirim, diğerleri de, genel anlamda, iyidir, yapabilir ve başarabilirler” pozisyonu, hem kendimizle barışık olur ...hem de başkaları ile işbirliğine girebiliriz. Bu da ruh sağlığımız kadar verimliliğimizi ve üretkenliği arttırır. Dünyaya veya başkalarına olumlu baksa da kendini azımsayan kişi, edilgen ve mutsuz olur. Kendine güvenen ama başkalarının potansiyelini azımsayan kişi ise ya kimseye güvenmediği için herşeyi kendi yüklenir, yorgun düşer, ya da güvensizliğinden dostca ilişkiler geliştiremez. Kendisini beğenmeyen ve sevmeyen, aynı zamanda diğer insanlara ve yaşama olumsuz bakan kişi ise kendini çıkmazda görür, bu pozisyondan çıkamazsa ruh sağlığını da yaşamını da yitirebilir.
Transaksiyonel Analizin diğer bir alt kuramı ise canlılar arası “temas iletisi” veya “okşanma” ihtiyacıdır. Temel ihtiyaçlarımız arasında, fark edilmek, kabul görmek, sevilmek ve beğeni vardır. Çocuk eğitiminde anne babalar bunu yakından bilirler. Yeterince ilgi almayan veya ilgiyi paylaşmakta zorlanan çocuğa, yaramazlık yaparak ilgi çekmek istediğinde anne veya babasının, “bak şimdi seni okşamaya geliyorum” şeklindeki uyarısı çocuk için çarpık da olsa bir ilgi, bir “okşamadır.” Çünkü olumsuz bir ilgi bile ilgisizlikten daha çok doyurucudur.
En son araştırmalar iş yerinde motivasyonu etkileyen en önemli faktörün maaşlara yapılan zam değil, patronların çalışana gösterdiği ilgi ve “hatır sorma” olduğunu gösteriyor. Okullarda, öğrencinin okuma ve öğrenme zevkini kamçılayan ve uzun vadede hayat başarısını etkileyen faktörün ise sadece not başarısının ödüllendirilmesi değil onun gayretinin görülmesi olduğu biliniyor. Sadece not başarısına bağlı “okşanmış” çocuk endişeli ve güvensiz oluyor.

MANTIK EKRANINIZI ARINDIRMAK İÇİN...

1). Önce, enerjiyi fiziksel seviyede hareket ettirin ve fiziksel yuvanızın Bahar temizliğini yapın. Tüm pencerelerinizi temizleyin. En Yüksek Hayrınıza ve herkesin En Yüksek Hayrına hizmet etmeyen tüm eski inançları ve senaryoları temizlemeye niyet edin ve bunu zihninizde tutun ….

2). Evi temizlediğinizde, Meleklerden yardım isteyin, ...özellikle Farkındalık Meleklerinden. Salıvermeniz gereken eski inançların ve senaryoların farkında olmanıza yardım etsinler. (İpucu : Yaşamın mahzeninde iken, zehirlerin, eski senaryoların ve inançların farkında olmak önemlidir. Onları bulun ve onlardan tamamen kurtulun.)

3) Eski senaryoların ve inançlarınızın Mantık Ekranınızda görünmesine izin verin.

4) Bu eski senaryolardan ve inançlardan ayrılmaya niyet edin.

5) Keskin bir makas tuttuğunuzu imgeleyin ve eski senaryolara ve inançlara bağlı duyguların, korkuların ve şüphelerin bağlarını kestiğinizi imgeleyin.

6) Onları Tanrı’nın Işığına salıverin.

7) Derin nefesler alıp verin.

8) Yeni inançlar yaratın.

9) Derin bir nefes alın ve onu yeni inancınız ile doldurun.

10) Bu yeni inanç tüm bedeninizde dolaşsın..

11) Bu farkındalığı bedeninizin her hücresine götürün.

12) Bu işlem için teşekkür edin.

Dr. Robert Gerard & Zeljka Roksandic

MANTIK EKRANINIZI ARINDIRMAK İÇİN...

1). Önce, enerjiyi fiziksel seviyede hareket ettirin ve fiziksel yuvanızın Bahar temizliğini yapın. Tüm pencerelerinizi temizleyin. En Yüksek Hayrınıza ve herkesin En Yüksek Hayrına hizmet etmeyen tüm eski inançları ve senaryoları temizlemeye niyet edin ve bunu zihninizde tutun ….

2). Evi temizlediğinizde, Meleklerden yardım isteyin, ...özellikle Farkındalık Meleklerinden. Salıvermeniz gereken eski inançların ve senaryoların farkında olmanıza yardım etsinler. (İpucu : Yaşamın mahzeninde iken, zehirlerin, eski senaryoların ve inançların farkında olmak önemlidir. Onları bulun ve onlardan tamamen kurtulun.)

3) Eski senaryoların ve inançlarınızın Mantık Ekranınızda görünmesine izin verin.

4) Bu eski senaryolardan ve inançlardan ayrılmaya niyet edin.

5) Keskin bir makas tuttuğunuzu imgeleyin ve eski senaryolara ve inançlara bağlı duyguların, korkuların ve şüphelerin bağlarını kestiğinizi imgeleyin.

6) Onları Tanrı’nın Işığına salıverin.

7) Derin nefesler alıp verin.

8) Yeni inançlar yaratın.

9) Derin bir nefes alın ve onu yeni inancınız ile doldurun.

10) Bu yeni inanç tüm bedeninizde dolaşsın..

11) Bu farkındalığı bedeninizin her hücresine götürün.

12) Bu işlem için teşekkür edin.

Dr. Robert Gerard & Zeljka Roksandic
Devamını Gör

ÇAKRALAR HAKKINDA HER ŞEY

İlk Çakra - Kök Çakra – Muladhara

Renk : Kırmızı, siyah

Yer : Omurganın tabanı (kuyruk kemiği)

Gerçeklik : Sahip olmak

Ana Konu : Hayatta kalma

Yönettiği : Fiziksel farkındalık, kuvvet, kalıtım, güvenlik, tutku ve itimat. Aile, para ve iş ile ilişkileriniz. Fiziksel ağrı ve zevk. Fiziksel dünyaya bağlantı. Kundalini enerjisinin merkezi. “Olma” ve “olmayı kabul etme” kavramlarını belirtir. Tekamülün ve kişiliğin inşasının temelidir. Enerji, kendini – ifade, ihtiras ve istikrar gibi yönleri kapsar.

Element : Toprak

Krallık : Mineral

Zodyak ve Gezegenler : Mars, Satürn, Boğa, Akrep ve Oğlak tarafından idare edilir. His : Koku

Endokrin bezi : Adrenal bezi

Fiziksel : Bedenin otomatik fonksiyonları. Bedenin yoğun katı bölümleri, örneğin kemikler, Omurga kordonu, dişler ve tırnaklar.Bacaklar, kollar, bağırsaklar, rektum (kalın bağırsağın son kısmı), ayaklar, prostat, sinir sistemi ve idrar sistemi.

Besinler : Toprak besinleri, etler ve proteinler ; fasulyeler, kahverengi pirinç, peynir, mısır, çerezler ve buğday.

Yağlar : Ağaçlar ve toprak temelli kokular : Huş ağacı, sandal ağacı, karanfil, gül ağacı, mür, mercanköşk ve fesleğen, sedir, selvi.

Kristaller : Yakut, dumanlı kuartz (kuvars), kantaşı, doğal mıknatıs, hematit, kırmızı yeşim taşı, doğal cam (obsidian), agate ve lal taşı (nar taşı).

Sesli harf : O

Nota : Do

Mantra : Lam (“lahm” diye telaffuz edilir)

Sembolü : 4 – taçyapraklı lotus

Müzik : Davul, toprak tonları ve Hint müziği

Etki : Sakinlik/huzur, gerilimi çözer

Prensip : Fiziksel Var oluş

Dengesiz olduğunda : Doğaya güvenmekte yetersizlik, materyal sahipliğine odaklanma, başkalarının ihtiyaçlarını gözardı ederek kendi bencil isteklerini tatmin etmek. Şişmanlık, hemoroidler, kabızlık, siyatik, iştahsızlık/isteksizlik, diz problemleri ve kemik hastalıkları. Genelde sık sık hastalanma ve korkular. Odaklanmada ve sakinleşmede yetersizlik. Yaşama ilgi duyma eksikliği, küskünlük ve tembellik. Enerji eksikliği, depresyon.

Dengeli olduğunda : Doğa ile mükemmel bağlantı, doğa yaslarına güvenmek, doğanın med cezirini (gel git) derin anlayış. Kök çakra aktif ve merkezlenmiş olmamıza yardım eder. Bu çakra ile çalışmak ayaklara, bacaklara, sırtın alt bölümüne ve omurgaya iyi gelir. Seçim : Var olmayı seçme

İkinci çakra – Sakral Çakra - Svadhistana

Renk : Portakal, kahverengi

Yer : Kuyruk kemiği ile göbek arasında.

Gerçeklik : Hissetmek (duyum)

Ana Konu : Cinsel enerji ve duygular

Yönettiği : Yaratıcılık, sosyal farkındalık, öfke, duygular, korku, besleme içgüdüsü, gıda ve seks ile ilgili idrak/duygular, gereksinimler. Başkaları ile ilişkileri ayarlayan hislerin akışı. Hislerin alma ve verme dengesi.

Element : Su (Ayın devreleri bizi bu çakra vasıtası ile etkiler)

Krallık : Bitki

Zodyak ve Gezegenler : Yengeç, terazi, akrep, Ay, Mars, Venüs ve Merkür.

His : Tat

Endokrin bezi : Yumurtalıklar veya testisler. Dalak.

Fiziksel : Kalın bağırsaklar, alt omurlar, pelvik bölgesi, apandisit, böbrekler, cinsel organlar, mesane ve beden sıvıları.

Besinler : Sıvılar, su ve meyve suyu.

Yağlar : Gül, yasemin, ylang – ylang, portakal, küçük tohumlar/hububat ve sandal ağacı.

Kristaller : Mercan, ateş opali ve kırmızı akik, ay taşı, turmalin.

Sesli harf : U

Nota : Re

Mantra : Yam (“yahm” diye telaffuz edilir)

Sembolü : 6 – taçyapraklı lotus

Etki : İsteği canlandırır, gençleştirir.

Prensip : Varlığın Yeniden - Yaratılması

Dengesiz olduğunda : Cinsel ve duygusal konularda şüpheli ve dengesiz. Gerçek hislerini ifade edememe. Doğal düşünceleri bastırma. Tanrı’nın verdiği doğal eğilimler üzerine suçluluk hissetmek. Sertlik, cinsel problemler veya duygusal uyuşukluk. Bu çakra ile çalışarak düşük cinsel tahrik, cinsel suistimal ve aşırı aktif cinsel tahrik problemlerini bulursunuz. Çocuk sahibi olmak ile problemleri olan insanların bu bölgede Reiki şifasına ihtiyaçları vardır.

Dengeli olduğunda : Başkalarını düşünme. Açık, dostça ve nazik kişilik. Hislerini başkaları ile paylaşmada rahatlık. Yaşam ile mutlu bağlantı. Kişinin cinselliği ile güvende olması.

Seçim : Deneyimi seçmek (His)

Üçüncü çakra – Solar plexus - Manipura

Renk : Sarı

Yer : Diyaframdaki solar plexus

Gerçeklik : Davranmak/eyleme geçmek

Ana Konu : Güç ve enerji

Yönettiği : Entelektüel farkındalık, başarılar, irade, ego yansıtmaları, hayati enerjiler, kontrol ve kendiniz olma özgürlüğü. Burası egonun bulunduğu yerdir. “içgüdü”, “hissetme” ve “olma” burada bütünleşir.

Element : Ateş

Krallık : Hayvan

Zodyak ve Gezegenler : Aslan, yay, başak, Güneş, Jüpiter, Mars ve Merkür tarafından yönetilir.

His : Görme

Endokrin bezi : Leyden Bezi

Fiziksel : Mide, pankreas, üst bağırsaklar, safra kesesi, karaciğer, orta omurga, karın, sırtın altı, diğer sindirim organları, sinir sistemi ve diyafram.

Besinler : Kompleks karbonhidratlar, nişastalar ve mısır gibi sarı renkli gıdalar.

Yağlar : Lavanta, biberiye, nane, limon, kekik ve bergamot.

Kristaller : Amber, sitrin (citrine), pirit, altın kaplan – gözü, altın labradorit ve altın topaz.

Sesli harf : AH

Nota : Mi

Mantra : Ram (“rahm” diye telaffuz edilir)

Sembolü : 10 – taçyapraklı lotus

Etki : saldırganlığı yatıştırır, huzur getirir

Prensip : Varoluşun Oluşumu

Dengesiz olduğunda : Doğal akışa güvenmeme. Baskın olma gereksinimi. Materyal güvenlik ve sahip olmaya takıntılı gereksinim. Ülserler, çekingenlik, ürkeklik, yorgunluk ve sindirim rahatsızlıkları. Bu çakra ister iyi ister kötü olsun enerjiyi depolar. Her şeyi bu çakrada tutarız ve acıyı, korkuyu ve stresi bu bölgede depolarız. Doğru olarak çalıştığımızda, büyüme ve şifa için pozitif enerjiyi depolarız. Bu çakra çalışmıyorsa, kapalı ise veya bloke olmuşsa, hastalık gelip yavaşça bizi tahrip edebilir. Solar pleksus, irademizi, geçmişten gelen sorunlarımızı, acımızı ve korkumuzu aynı zamanda başarmak için tutkumuzu kontrol eder.

Dengeli olduğunda : Bütünlük hissi. İçsel huzur. Tolerans ve başkalarını kabul etme. Sezgiye tam olarak güvenme.

Seçim : Gerçekte kim olduğunuzu seçme

Bu ilk üç çakra varlığımızın dünyaya topraklanmasını ve dünyaya ait olmasını temsil eder, bizim zihinsel ve fiziksel çakralarımızdır. Bunlar büyümemiz ve materyal ve fiziksel dünyada hayatta kalmamız için önemlidir. Bunlar dengesiz veya bloke olduğunda, çalışma, yaşama ve bugünün dünyasına uyma problemlerimiz olur. Eğer yaşam, sevgi, çalışma ve sağlık ile başa çıkmakta problemleriniz olan biri iseniz, bu çakralar ile çalışmak bu bölgelerde faydalı şifa sağlayabilir.

Dördüncü çakra – Kalp Çakrası - Anahatha

Renk : Yeşil, pembe

Yer : Kalp, göğsün merkezi

Gerçeklik : Sevmek ve sevilmek

Ana Konu : Evrensel, koşulsuz sevgi

Yönettiği : Duygusal ve Güvende olma farkındalığı, varoluşun daha üst ve daha alt planlarını birleştirir. Prana solur, zaman hissi ve ilişkiler. Çakra sistemlerinin merkezi. Estetik ani tesirler hislere çevirilir. Özgürce sevme yeteneği – korkusuz veya ben – bilinçliliği olmadan- burada üretilir. Negatif duygular nötralize edilir. Kabul veya tahammül ile iyileşme. Kendine – saygıyı davet eder/hatırlatır ve yükseltme hissi canlanır. “Ruh’a Giriş Kapısı”. Bu çakra bedenimizin, zihnimizin ve ruhumuzun hissetme merkezidir. Bu çakra ile mutluluk, üzüntü, haz ve acı hissedersiniz. Kendimiz ve başkaları için sevgimizi, güzelliği takdir etmeyi ve merhametimizi kontrol eder.

Element : Hava

Krallık : İnsan

Zodyak ve Gezegenler : Aslan, yay, Güneş, Venüs ve Satürn tarafından yönetilir.

His : Dokunma

Endokrin bezi : Timus

Fiziksel : Kalp, dolaşım sistemi, kaburga kemikleri, göğüsler, akciğerler, omuzlar, kollar, eller, deri, timus ve diyafram.

Duygusal : Bağışlayıcılık, şefkat, güven, umut, çaresizlik, nefret, haset ve korku.

Besinler : Yeşil meyveler ve sebzeler

Yağlar : Gül, yasemin, sardunya, bergamot, adaçayı,

Kristaller : Pembe kuvars, zümrüt, yeşil yeşim, pembe fluorit, yeşil aventurin, kunzit ve malakit.

Sesli harf : AY (EY okunur)

Nota : Fa

Mantra : Yam (“yahm” diye telaffuz edilir)

Sembolü : 12 – taçyapraklı lotus

Etki : Huzur, anlayış ve koşulsuz sevgi getirir.

Prensip : Kendinin ötesini sevmek

Dengesiz olduğunda : Samimi olmayan veya korkuya – dayalı sevgi. Ödül arama ve/veya sevginin geri dönmeyeceği hisleri barındırmak. Tanrı dahil, başkalarının sunduğu sevgiyi reddetme. Yalnızlık, başkalarını sömürme ve karışık duygular. Fiziksel kütle ve saf enerji arasında bloke olan akış. Kalp problemleri ve bağışıklık sistemi fonksiyon bozuklukları, üzüntü, depresyon. En iyi yetenekleri ifade edememe.

Dengeli olduğunda : Tamamlık ve bütünlük duygusunu sızdırır. Tolerans ve yaşamı ve tüm ilişkileri saf kabul etme. Materyal ve spiritüel dünyalar arasında denge. Her şeye karşı güçlü bir sevgi ve takdir duygusu.

Bu çakra ile çalışmak insanlara duygularını hissetme ve ifade etmeleri için yardım eder ve sevdikleri, arkadaşları ve yakınları ile ilişkilerine yardımcı olur. Kendileri olma problemi olan insanlar bu bölgeye Reiki uygulandığında yarar görürler. Seçim : Her şeyi koşulsuz olarak sevmeyi seçme

Beşinci çakra – Boğaz Çakrası - Visshuddha

Renk : Açık Mavi

Yer : Boğazın merkezi

Gerçeklik : konuşmak ve işitmek (yaratmak)

Ana Konu : İletişim ve yaratıcı kendini - ifade

Yönettiği : Fikirlere ait farkındalık. Konuşma, işitme. Duygular kahkaha veya ağlama gibi ifadelere dönüştürülür. Sanatsal ifade.

Element : Eter (ses)

Krallık : Melek krallığı

Zodyak ve Gezegenler : İkizler, boğa, kova, Mars, Venüs ve Uranüs tarafından yönetilir.

His : İşitme

Endokrin bezi : Tiroit

Fiziksel : Boğaz, nefes borusu, paratiroid, boyun omurları, ağız, çene, ses telleri, dil ve dişler

Duygusal : Bağışlayıcılık, şefkat, güven, umut, çaresizlik, nefret, haset ve korku.

Besinler : Meyveler ve çilek, böğürtlen vs.

Yağlar : Adaçayı, günlük, lavanta, sandal ağacı, okaliptüs.

Kristaller : Angelit, chryoscolla, azurit, alaca akik (chalcedony), larimar, sodalit, turkuaz ve aquamarin.

Sesli harf : İ

Nota : Sol

Mantra : Ham (“hamm” diye telaffuz edilir)

Sembolü : 16 – taçyapraklı lotus

Müzik : Çok sakinleştirici notalar, meditatif veya huzur dolu sesler

Etki : Konuşmaya sese ve iletişime uyum getirir.

Prensip : Varoluşun İfade edilmesi

Dengesiz olduğunda : Çok konuşmaya rağmen, gerçek ifadeyi bulamama. Korku veya sessizlik. Kişi kendi fikirlerini söylemekten korkar.Yargılanma veya reddedilme korkusu. Kişinin gerçek benliğini ifade edememesi. Hassas boğaz, katı ense, zayıf iletişim. Sağlam/kesin duramama ve “hayır” diyememe.

Dengeli olduğunda : Konuşmanın, ifade etmenin ve sessizliğin dengesini anlayış ve biliş. “İçsel sesi” nasıl dinleyeceğini bilme. Sezgiye güven. Korkusuz veya sert sözler olmadan özgürce ve açık şekilde ifade ediş.

Bu çakra bizi konuşmaya, iletişime ve artistik ve yaratıcı isteklerimizi ifade etmeye açar. Boğaz ağrısı ve iletişim problemleri olan insanların bu bölgede çalışmaya ihtiyaçları olabilir.

Seçim : Kendi gerçek benliğinizi ifade etmeyi seçme.

Altıncı çakra – Üçüncü Göz - Ajna

Renk : İndigo, mor, menekşe

Yer : Kaşların arası

Gerçeklik : Görmek

Ana Konu : Sezgi ve algı

Yönettiği : Sezgisel Farkındalık. Düşünce, içsel ve dışsal görüş, vizyonlar ve rüyalar. Yaradılış’ın fiziksel olanın ötesindeki parçasına bağlanma. Spiritül konuları “bilme”. Psişik gücün merkezi. Bu çakra hislerimiz, duygularımız, görüşümüz ve psişik yeteneklerimiz ile ilgilidir. Ayrıca bu çakra ile düşünür ve kararlar veririz. Ancak, en önemlisi bu çakranın bizi dünyasal planın ötesinde olan spiritüel ve daha yüksek seviyelere bağlamasıdır. Üçüncü göz zihnimizi, kulaklarımızı, bilinçaltımızı, rüya durumumuzu ve hafızamızı ve öğrenme kapasitemizi kontrol eder. Ayrıca örneğin duru görü, telepati ve aura hissetme gibi psişik hislere açıklığımızı kontrol eder.

Element : Spiritüel vizyon (Işık)

Krallık : Başmelekler

Zodyak ve Gezegenler : Yay, kova, balık, Merkür, Venüs ve Uranüs tarafından yönetilir.

His : Telepati

Endokrin bezi : Hipofiz bezi

Fiziksel : Beyin, yüz, nörolojik sistem, gözler, kulaklar, sinüsler ve burun.

Besinler : Vitamin B, gevşetici çaylar gibi ruh halini değiştiren şeyler

Yağlar : Nane, fesleğen, sedir ağacı, adaçayı, paçuli, biberiye ve yasemin.

Kristaller : Azurit, sodalit, mavi aventurin, inci, lapis lazuli, sugilit, kyanit, opal, fluorit ve mavi safir.

Sesli harf : MMM

Nota : La

Mantra : Ksham (“şam” diye telaffuz edilir)

Sembolü : 96 – taçyapraklı lotus

Etki : Anlayış, uyum

Prensip : Varoluşun Bilinmesi

Dengesiz olduğunda : Metafizik veçheler olmadan zekaya ve bilime odaklanma. Sadece görünür ve ortada olan şeyleri görme. Sezgiden korkma. Spiritüel kavramları reddetme veya korkma. Başağrıları,kabuslar ve halüsinasyonlar. Stres, uyku eksikliği, hafıza kaybı. Ayrıca zihinsel problemler ve zihinsel hastalıklar bu çakra ile ilgilidir.

Dengeli olduğunda : Spiritüel farkındalık. Günlük yaşama sezgiyi ve içsel farkındalığı çağırma. Evrenle bağlantı kurma.

Seçim : Gerçeği bilmeyi seçme.

Yedinci çakra – Taç Çakra - Sahashrara

Renk : Beyaz, altın, gümüş

Yer : Başın tepesi

Gerçeklik : Bilmek

Ana Konu : Ruhu anlayış

Yönettiği : İmgesel Farkındalık. Evren ve Tanrı – bilinçliliği ile bağlantı, spiritüel, gerçeğin içine çekme ve bilme. Kozmik enerjiler ile saf ruh ile karşılaşma. Tüm Var Olan ile bağlantı. Rüyalar ve vizyonlar, umutlar ve gerçekleştirmeler bu çakra ile gerçekleşir. İnançlar bu çakra altında gelir. Eğer gerçekten yaşamınızdaki hedeflere adanmışsanız bu çakra önemlidir.

Element : Kaynak

Krallık : Kozmik Krallık

Zodyak ve Gezegenler : Oğlak, balık, Neptün ve Satürn tarafından yönetilir.

His : Birlik

Endokrin bezi : Epifiz bezi

Fiziksel : Beyincik, beyin ve sinir sistemi

Duygusal : Fedakarlık/dindarlık, ilham ve kehaneti düşünceler üreten her şeydeki evrensel enerji

Besinler : Yok (oruç tutma)

Yağlar : Lavanta, gül ağacı, meşe yosunu, günlük ve lotus.

Kristaller : Sugilit, ametist, akik, berrak kuvars, topaz, safir, aleksandrit.

Sesli harf : Ngngng

Mantra : Aum (“om” diye telaffuz edilir)

Sembolü : 1000 – taçyapraklı lotus

Etki : Kozmik veçheler, ben – sınırlılıklarını yenme

Prensip : Saf Varoluş

Dengesiz olduğunda : Endişe ve korkuyu bırakamama. Kozmik birliği imgeleyememe veya gözünde canlandıramama. Depresyon ve doyum eksikliği. En Üstün Ruh’un varolduğuna inanmama. Ruhlardan ve spiritüel olan her şeyden korkma. Şaşkınlık, duygusuzluk, ilgisizlik, aşırı entellektüellik ve ciddi başağrıları. Bloke olduğunda veya kapalı olduğunda ırkçı olabilirsiniz ve insanları ve dinleri yargılayabilirsiniz. Ayrıca artistik yetenekleriniz olmayabilir ve materyal dünyaya çok fazla tutulmuş olabilirsiniz.

Dengeli olduğunda : Birlik bilgisi ile yaşama. Ben’in İlahi olanı yansıttığını bilme. Evrensel İyilik için Egonun terkedilmesi. Tanrı ile huzur içinde olmak. Tüm Var Olan ile bağlantılı hissetmek. Evren ile Bir olmak.

Burası rüyalarımızın ve hedeflerimizin tohumunun atıldığı yerdir ve rüyalarımız dikkatli beslenerek bir realite olabilir. Bu çakrada çalışmak sizi olağanüstü ve imgesel dünyanın heyecanına açar. Artistik ve yaratıcı olabilirsiniz, etrafınızdaki her şeye açık olup onları sevebilirsiniz. Daha yüksek bir amacın olduğuna inanırsınız ve ileriye doğru gidip mümkün olan her şeyi keşfetmekten korkmazsınız.

Seçim : Bütün, tamam olmayı seçme

KENDİNİ GERİ İSTEME DUASI


Ben, ----------- , fiziksel bir insan odağı olarak, tüm boyutlarda bulunan, geçmiş, şimdi ve gelecekte, varolan tüm zaman ve mekan çerçeveleri içindeki her tür ve form içinde olan ve ancak şu anda benim yüksek iyiliğim adına artık hiç bir yararı bulunmayan, tüm anlaşmalarımı iptal ediyorum ve terk ediyorum. Ve şu anda bu anlaşmalara taraf olan tüm varlıkların artık durmasını, benim enerji alanımdan derhal ve sonsuza kadar çıkmalarını, ve yapılan bu yeni anlaşma nedeniyle beni kontrol altında tutan tüm enerjilerini de kendileriyle birlikte alıp götürmelerini istiyorum. Şimdi Kaynağa ait olan ulu ve ilahi varlıkların gelmesini ve ilahi amaca hizmet etmemeleri nedeniyle bozulan anlaşmalar ile onlara bağlı tüm kontrol enerjilerinin benden ayrılışlarını kontrol ederek bu çözülme işlemine tanık olmalarını talep ediyorum. Ve oluyorlar da...

Şu anda spiritüel, fiziksel, zihinsel, duygusal benlerim ile birlikte tüm diğer benlerimi de ilahi sevgi idrakinin yüksek spiritüel titreşimlerine adıyorum. Şu anda yaşamımı, işimi, çevremi ilahi sevginin idrakine adıyorum. Kendimi ve bütün benlerimi kendi yüksek gücümü ve titreşimsel yoldaki üstatlığımı, kendi adıma ve etkilediğim dünyanın tamamı adına geri kazanmaya adıyorum. Şu anda ilahi sevgi idrakinden ve kendi yüksek benliğimden kendimi adamış olduğum bu yüksek amaca paralel olarak yaşamımda gerekli değişiklikleri yapmalarını istiyor ve tüm ulu ilahi varlıklardan buna da tanıklık yapmalarını talep ediyorum. Ve oluyorlar da...

Geçmiş, şimdi ve gelecek içindeki tüm zaman ve mekan çerçeveleri içinde var olduğum tüm boyutlar içindeki bütün değişik ben'ler; sizleri o sınırlayıcı anlaşmalar içinde yer almış olmanızdan dolayı bağışlıyorum. Kendimi ve tüm benliklerimi, bana verilmiş olan gerçek ilahi gücün bilgi ve anlayışını farketmemiş olmaktan dolayı bağışlıyorum.

Geçmiş, şimdi ve gelecek içindeki tüm zaman ve uzay çerçeveleri içinde var olan ve sınırlayıcı anlaşmalara taraf olan tüm varlıklar ve deneyimler; sizi sevgi ve şefkatle bağışlıyorum. Sizi beni sınırlayıp kontrol altında tutarak, kendi gücünüzü arttırabileceğinize inanmış olmanızdan dolayı bağışlıyorum.

Şu anda hepimiz bağışlandık ve şifa bulduk. Hepimiz bağışlandık ve şifa bulduk. Hepimiz bağışlandık ve şifa bulduk. Şimdi kendi yüksek benliklerimize yükseltildik. İlahi altın sarısı ve beyaz karışımı ışıkla doldurulduk ve sarmalandık. İlahi altın sarısı ve beyaz karışımı ışıkla doldurulduk ve sarmalandık.

Sınırlayıcı ve kontrol edici tüm anlaşmalar ve bağlantılar şu anda serbest kaldı. Hiç bir kordon, hiç bir bağ yok aramızda. Daha önce bize bağlanmış olan korku, sancı ve öfkelerin tümü serbest bırakıldı ve şifa buldu. Şimdi ilahi kaynağın en yüce ulu varlıklarını bir zamanlar benim olan enerji ve gücün var oldukları tüm kaynaklardan en saf halleri ile bana tekrar geri dönüşüne tanıklık etmeleri ve yönlendirmeleri için çağırıyorum. Bu yüce varlıklardan benim gücümü ve enerjimi kendi menfaatleri için kullanan tüm kanalları silmelerini, tamamen ve sonsuza kadar ortadan kaldırmalarını talep ediyorum. İlahi korunma talep ediyor ve yüce tanıklıklarını diliyorum. Ve oluyor da...

Şimdi Yüce ve ulu varlıklardan benimle kalarak, tüm yaralarımı, berelerimi ve gözyaşlarımı tedavi etmelerini ve bundan böyle ilahi arzunun dışında işler yapmaktan beni korumak amacı ile beni ters etkilerin tümünden korumalarını istiyorum. Ve koruyorlar da...

Ben özgürüm. Evet sonunda olması gerektiği gibi. Ben özgürüm.

Bu şifayı bulabilmem ve yükselebilmem için bana yardım eden, ve bu yolda rehberlik eden ve edecek bulunan tüm ilahi varlıklara, meleklere, yükselmiş üstatlara, tüm yüce amaçlı ulu varlıklara, diğer tüm varlıklara, ruhlara ya da enerjilere şükranlarımı sunarım. İyileşmeme göstermiş olduğunuz sevgi dolu ilgiye layık olacağım. Sizlere müteşekkirim!

Amin

Bu işlemi bitirdiğinizde eğer kendinizi temizlenmiş hissetmiyorsanız lütfen tekrar tüm hislerinizle ve yüksek sesle okuyun. Emin olamazsanız tekrar edin. Ta ki içinizde o ferahlığı hissedene kadar. Bu dua en çok yüksek sesle okunduğunda çok güçlüdür. Kelimeler en yüksek sevgi ve şifa enerjisi ile kodlanmıştır. Böylelikle beden sistemi içinde her birey kendi yüksek benliğinden alacağı miktardaki şifa enerjisinin yardımı ile fiziksel, duygusal ve zihinsel sağlığına geri kavuşacaktır.

Eğer genişlemenize hiç bir yarar sağlamayan inanç sistemlerine sahipseniz, ve bunları terketmeye artık hazırsanız....

Kendi yaşamınızı kurmaya ve onun sorumluluğunu üstlenmeye hazırsanız,

Farkında olduğunuz ya da olmadığınız seviyelerde kurban/günahkar/suçluluk gibi duyguların güç kontrolları altında iseniz .....

O zaman lütfen bu duayı tüm içten duygularınızın eşliğinde ve yüksek sesle söyleyin. Kendinize izin verin, bırakın gitsinler....

Sizler mükemmel varlıklarsınız. Kendinize bu temizlik duası için zaman ve mekan ayırın. Yalnız olabileceğiniz gibi her şeyinizi paylaşabileceğiniz dürüst bir arkadaşınız ile birlikte de olabilirsiniz. Size 2 saat gerek. Duayı okumak için ve sonrasında gözlerinizi kapatıp dinlenmek için, uyuyabilirsiniz, kestirebilirsiniz. Yeter ki meleklere temizleme işlemini yapabilecekleri süreyi verin. Bu gündüz de yapılabilir ama gece uykudan önce olması daha iyi olur, böylece ilahi varlıklar temizlik işlemine gece boyu devam edebilirler.

Kelimeleri söylerken nefes almaya ve aktif olarak duyguları serbest bırakmaya özen gösterin. Kelimelerde kodlanmış bulunan şifa enerjisi size yardım edecektir. Eğer güçlü duygulara kapılırsanız korkmayın. Bırakın içinizden aksınlar ki serbest kalabilsinler. Onları nefesle dışarı bırakın. İçinizde yükselen enerjileri tepe çakranızdan da serbest bırakabilirsiniz.

Etkileri hemen ortaya çıkacaktır. En geç 4 hafta içinde de tamamen temizleneceksiniz.

Farkındalığınızın önünde ya da hemen arkasında o durmadan tekrarlanan endişeler gidecek.. Yerlerini iç barışı ve huzuru alacak...

Sizin yaşamınızda hiç bir pozitif amacı olmayan ilişkiler çözülüp, bitecek...

Zihninizin içinde yer alan iç konuşmalar daha barışcıl ve sevgi dolu olacak....

Farkındalığınız ve anlayışınız sadece spiritüel alanla sınırlı kalmayıp her alanda yükselecek,...

Daha yüksek sevgi, mutluluk , uyum ve barış amaçlı duygularla dolacaksınız

Genel olarak yaşam algılamanız gelişecek.

Ruh kaynağının engin denizinde bulunan bireysel bir ruh olarak kendi hakkınızı ve gücünüzü geri istemek en doğal hakkınız.... bunu asla unutmayın.