23 Aralık 2011 Cuma

AKAŞİK KAYITLARDAN ENERJİ ÇEKMEK

Çoğumuz içimizde nereden geldiğini bilmediğimiz birçok heves ve istekle yanıp tututşuruz ama bunu şu anki realitemize nasıl yansıtacağımızı bilemeyiz. Örneğin eline hiç fırça almamış biri hep güzel ve değerli resimler yapabilme isteği duyar veya hiç eğitim almamış biri kendini rüyalarında büyüleyici ritmlerin sahibi olarak görür. Birçok kişi yaşadığı travmadan sonra daha önce hiç bilmediği yabancı bir dili konuşurken bulur kendini. Bunun altında yatan dinamiğin , Kryon öğretilerinin bizlere tuttuğu ışıkla Akaşik Kayıtlarımızdan kaynaklandığını artık biliyoruz.
Peki nedir Akaşik  Kayıtlar?
Akaşik Kayıtlar, bizim bu enkarnasyonumuza kadar geçirmiş olduğumuz bütün yaşamlarımızda sahip olduğumuz bilgilerin depolanmış olduğu bellektir. Hepimiz ruhsal olarak aynı yaştayız;  bununla birlikte bazı ruhlar diğerlerine gòre dünyada çok fazla zaman geçirmiştir. İşte bu dünya üzerinde birçok enkarnasyon yaşayarak çeşitli yaşam deneyimlerini, karmalarını  deneyimlemiş olan ruhlara yaşlı ruh, gelişimini daha çok perdenin diğer yanında tamamlamayı seçen ruhlara ise genç ruhlar denir. İster genç olsun, ister yaşlı bütün dneyimler kolektif bilince aittir ve kişi bu kolektif bilgi ağacından ister kendi deneyimlemiş olsun, isterse de başkası  hiç fark etmez istediği bilgiyi aktifleyebilir ve yaşam alanına çekebilir. Bunun  tek ölçüsü istediğiniz şeyi hayatınıza almaya ne kadar inandığınızdır. Bunun için ben bu enerji çekiminin sınırsız olduğuna inanmakla birlikte yine de zihni aşama aşama eğitmenin  alıştırma için inanılması en kolaydan başlamanın en doğru yöntem olacağını düşünmekteyim.
Örneğin benim ilk denemem şu olmuştu: Dönem dönem boynum tutulurdu ve  yaşayanlar bilir eğer boynunuz tutulduysa iyileşmesi günler sürer  ve insanı gerçekten kısıtlayan,  kötü bir durumdur. Oğlum daha bebekti ve onu kucağıma sık sık almak durumdaydım, üstelik o gün de yatılı misafirlerim gelecekti. İşte bu çıkmazdayken  Kryon’un bir celsesinde "Akaşik Kayıtlardan Enerji Çekme"yi okumuştum “denemekten ne çıkar?”  dedim ve “Sevgili yüksek benliğim, Akaşik kayıtlarımdan boynumun ağrımadığı, tam ve sağlıklı olduğum o zamanı şimdiki zamanıma kopyalayıp yapıştırmanı istiyorum.Bunun için sana teşekkür ederim.” Kopyala yapıştır sözünü ben ekledim ve gözlerimi kapatıp  konsantre oldum, boynumun tutuk olmadığı, her yöne kafamı zahmetsizce çevirdiğim bir anımı gözümün önüne getirdim,  sonra onu medya player’ın film şeridi yapma programında hayal ettim, o kısmı bütün duyularımla içselleştirip   sağa tıklayıp  copy dedim ve şimdiki boynumun tutuk halini işaretleyip paste dedim ve bunu , “bu iyileşmeyi kabul ediyorum, yüksek benliğim çok teşekkür ederim.” Dedim ve mutlu olduğumu, sağlıklı olduğumu hissettim. Gözlerimi açtığımda boynumun ağrısı geçmişti. Fakat ilginç olan buna şaşırmamış olmam ve bu durumu normal kabul etmemdi. Akşam Kaan “boynun nasıl oldu?” diye sorduğunda, “ne olmuş ki boynuma” dedim. Gerçekten bu benim için çok doğal bir süreçti ve  iyileşmeyi sağlayan da buydu..
Bu çalışmayı her türlü  durum için kullanabilirsiniz, affedilemez olanı affetmek, bir işi çok yapmak isteyip de yapamamak gibi. Unutmayın bir istek içmize doğmuşsa, mutlaka bunu elde etmemiz içindir, sebepsiz değildir.
Yöntemi kısaca şu şekilde özetleyebilirim:
Bir minderin üzerinde oturun, bağdaş kurun.Oturma kemiklerinizin  bacaklarınızdan seviye olarak yüksek olması, omurganızın daha düz durmasını ve böylece enerji akışınızın  daha sağlıklı olmasını sağlar. Ellerinizi dizlerinizin üzerine serbest bir şekilde sabit koyun. Burnunuzdan derin ve sakin nefesler alın, nefesinizi tekrar uzun ve zorlamadan burnunuzdan verin, nefesinize odaklanın ve bu esnada gözünüzün önüne bir görüntü veya zihninize bir düşünce gelirse, “seni affediyorum.”  deyip sakince gitmesine izin verin. Birden ona kadar sadece nefesinize odaklandıktan sonra “Sevgili yüksek benliğim, Akaşik kayıtlarımdan ………….. durumdaki halimi ,şimdiki  anıma uyarlamanı istiyorum(benim pratiğimde olduğu gibi kendinize özgü bir dil de kullanabilirsiniz.). Bu seçimim için çok teşekkür ederim.” deyin ve şu andaki değiştirmek istediğiniz enerjinin vücudunuzdan dalga dalga aktığını hissedin, bir süre böyle kalın . Bu his geçince –ki mutlaka anlarsınız- yerine istediğiniz durumun enerji olarak geldiğini hissedin. İmgeleme gücünüzü de kullanabilirsiniz. Kendi özgün senaryonuzu enerjinizi aktifleştirmek için kullanabilirsiniz. Enerji titreşimleri ve vibrasyonlar bitince gözlerinizi açıp ana geri dönün. Tek şartımız asla “gerçekten oldu mu acaba?” diye sormamak ve istediğimiz değişimin oluştuğuna emin olmaktır.. Sonra bu yeni akaşik enerjinizle ne yapmayı düşünüyorsanız hayatınıza aynen o şekilde devam edin. Unutmayın sorgulamıyoruz, emin oluyoruz ve onaylıyoruz.
Akaşik kayıtlarımızdan, hepimizin sevgi enerjisi ile titreştiği o anımızı, dünyadaki herkesin yaşamasını seçiyorum… Öyle olsun

22 Aralık 2011 Perşembe

İMANIN 3. ŞARTI:MELEKLERE İNANMAK



 
Bu günlerde  nette dolaşan, sürekli gündeme getirilen bir konu var:İlluminati tarikatının insanların bilinçaltını etkilemesi . Ve pozitif enerji, yapıcı yaratıcı düşüncenin gücü, niyetin sihri konularına  gülerek burun kıvıran herkesin  bu korku dolu senaryolara  koşulsuzca inandıklarını ve  bu korkunun etrafında yarattıkları enerjinin aslında illuminati’nin yapmaya çalıştığını düşündüklerinden  daha çok yıkıma sebep olduğunu ibretle izliyorum..Bu kişileri yargılamıyorum ve onların korkularının yaydığı negatif enerjiyi  temizleyerek evrenin ve bütünün en yüce hayrı için şifalandırmayı seçiyorum… Bu benim aklıma şu konuyu getirdi: Birkaç yıldır melek enerjilerimi tanımaya çalışıyorum ve meleklerimle iltişim kurmak,  meleklerimi üç boyutlu yaşamıma bir şekilde katmak, niyetlerim ve dileklerim konusunda Allah’ın bizlere hediye olarak verdiği bu hizmetkarlarımızı nasıl kullanacağımı öğrenmeye dair birçok çalışmam ve denemem oldu.Ve  dünyadaki her konuda öğrenirken kullandığımız deneme-yanılma yönteminin , meleklerle çalışırken deneme-kazanma olarak değiştiğini gördüm..İletişim kurmayı becerebildiğim her defasında  elimin boş dönmediğini heyecanla ve mutlulukla izledim.. Ama insanların melekleri sadece olduğuna inandıkları kutsal bir kavram olarak görüp, rafa kaldırdıklarını ve hayatlarını yaşarken şeytandan korkmaya, onun tuzaklarıyla boğuşmaya, şeytanı 3 boyutuna daha çok almaya meyilli olduklarını gördüğümde aslında farkında olmadan şeytana meleklerden daha çok inandıklarını izlemekteyim… Bir tarafta insanın eşref-i mahlukat olmasında dolayı önünde eğilen sevgi dolu melekler ve diğer tarafta önümüzde diz çökmek yerine kendi büyüklüğünü onaylamış ve taviz vermemiş şeytan.. Ve şeytana düşmanlık açarken onu daha çok büyüttüğünün farkına varmayan insan… Bir hükümdar gerçek gücünü ordusuyla kazanır. Ordusunu bir köşeye atıp tek başına savaşa giden biri asla bir savaş kazanamaz.Bazen de ordunuzun büyüklüğü, savaşmanıza gerek kalmadan karşı tarafın gözünü korkutup onun sizinle savaşa bile girmesini engeller.Ben uzun yıllar şeytanın, egonun, nefsin ,sürüngen beynin adını her ne koyarsanız onun yani  size boyun eğmeyen o gücün  karşısında tek başına savaşmanın hiçbir sonuç getirmeyeceğini   çok net bir şekilde söyleyebilirim.Bunun yerine melekleri yardıma çağırmak,  Allah tarafından  bizden yapılması istenen beklenen bir davranıştır…

1 Aralık 2011 Perşembe

PSİŞİK KORUNMA DUASI

Lütfen bu psişik korunma duasını yapabildiğiniz kadar çok kullanın, bu duayı 9 gün söyleyin ve enerjinin etrafınızda inşa olabilmesi için her cümlenin sonunda birkaç saniye duraklayın. 

Alçakgönüllülük ile, tüm seviyelerde bizi koruyacak ilahi korunmayı istiyoruz. Cennet ışınlarının bolluk içinde üzerimize dökülmesini istiyoruz. 

Melek alemlerinin varlığını ve Metatron ve Mikail’in başta durmasını istiyoruz. 

Mesih Işığı, Buddha Işığı, Mahatma Enerjisi, kutsal ruh, Reiki enerjisi, tüm Başmelek varlıklarının ve yükselmiş Üstatların Işığı bizi daimi olarak sevgileri ile sarsın…

Mahatma enerjisinin varlığımızın her bir veçhesi ile bütünleşmesini istiyoruz. Ayrıca, Tanrı’nın en yüksek iradesine uygun olarak, Mahatma enerjisinin Dünya Ana’nın ve tüm yaşam formlarının her veçhesi ile bütünleşmesini istiyoruz. 

Başmelek Zadkiel ve St Germain’i çağırıyoruz ve Gümüş – Mor – Alevin tam olarak demirlenmesini ve tüm varlıklarımızın içini ve etrafını daimi olarak sarmasını istiyoruz. 

Bu Gümüş Mor İlahi alevin geçmişimize, şimdiki anımıza ve geleceğimize gönderilmesini, tüm karmamızı dönüştürmesini istiyoruz…. Ayrıca, Lord Melchizedek, Başmelek Metatron ve Başmelek Mikail’in bize yardım etmesini istiyoruz. Tüm karmayı dönüştürmemize ve mükemmel şekilde dengelememize yardımcı olmalarını istiyoruz. 

Başmeleklerin varlığımızın ve evimizin etrafına daimi olarak koruyucu bir Davut yıldızı yerleştirmelerini istiyoruz. 

Başmelek Cebrail, Başmelek Haniel ve Cennet topluluğunu çağırıyoruz ve yeşil alevin ve beyaz alevin varlıklarımızın içinde ve dışında daimi ve tam olarak demirlenmesini istiyoruz. 

Ayrıca, Başmelek Metatron’u, Mahatma’yı, Lord Maitreya’yı ve Sananda’yı çağırıyoruz ve tüm düşünce formlarının, kayıp ruhların, negatif kalıntıların, negatif elementallerin ve ruh parçalarının daimi olarak iyileştirilmesini ve ışığa götürülmesini istiyoruz … aura alanlarımızda, evlerimizde ve dünyada, hepsi Tanrı’nın en yüksek iradesine göre özgürleşsin. 

Başmelek alemlerinin pembe alevinin tam olarak demirlenmesini ve varlığımızın içinde ve dışında daimi olarak bizi sarmasını istiyoruz. 

Başmelek Mikail’den Gümüş Zırhlı Metalik Giysisini varlıklarımızın etrafına daimi olarak demirlemesini istiyoruz. 

Başmelek Mikail’in tüm karmik bağları daimi olarak kesip uzaklaştırmasını ve özel mavi zırhlı alevini daimi olarak demirlemesini, tüm varlığımızı içimizden ve dışımızdan sarmalamasını, istiyoruz. Meryem Anayı ve Başmelek Rafael’i çağırıyoruz ve Aura Alanımızın içindeki ve dışındaki tüm delikleri ve sızıntıları mühürlemesini ve dönüştürmesini istiyoruz. 

Tüm varlığımın içindeki ve dışındaki,Tanrı’nın en yüksek iradesine uygun olmayan her şey hemen İlahi Işığa dönüştürülsün. 

Varlığımın her seviyesinde, Tanrı’nın üçlü alevi içinde mükemmel dengelenmiş olarak İlahi olarak hizalanayım, iyileşeyim ve yeniden – enerjileneyim. 

Bana her zaman yol gösterilsin ve insanlığın ilerlemesi ve spiritüel gelişmesi ve iyileşmesi için yaptığım tüm çalışmalarda tam destek verilsin. 

Yaptığım çalışmalarda, varlığımın her seviyesinde arınayım ve Kutsanayım, ve her geçen günle birlikte bana daha da çok ilahi güç verilsin, ve iyileşmem ilerlerken ve genişlerken daha da çok korunma sağlansın. 

Gittiğim her yere cennet ışınlarını yayayım ve yoluma çıkan herkese yardımcı olayım. 

Sevgili Tanrı Varlığı, BEN’İM Varlığı (Monad), Ruh Varlığı, Mahatma Enerjisi, Yükselmiş Üstatların kollektif bilinçliliği, içimizdeki Tanrı’nın adına, bu İlahi meditatif duanın, çoğaltılmasını ve tezahür ettirilmesini ve bu gezegendeki ve evrendeki tüm yaşam formlarına yardım etmek için kullanılmasını istiyoruz. Bunun, Tanrı’nın en yüksek İradesine göre yapılmasını kabul ediyoruz. 

Teşekkür ederiz – Amin,